küçük bir serçeydi kalbim, en ufak seste irkilen. neden kaçtığını
bilmeyen...havalar henüz serinlemeye başlamıştı. evde sebepsiz bir
kalabalık...aslında sebebini anlayıp anlamamak istediğim. okuldan gelmiştim
eve girmemi istemediler "bahçede oynayın arkadaşınla " dediler. kalbim küt
küt...neden? ne olmuştu niye herkes toplanmıştı. Arkadaşım demesin mi
"baban mı öldü acaba" hasta yatıyordu. Don-dum. bir şey diyemedim. 7
yaşında ki küçük bir kalp ne derdi buna? Altında ezildim bu sözün. Evet
prensesinin kralı ölmüştü. ben onun için pamuktum. prensestim. daha ne
kadar baba dedimki gittin. Kabullenmek zor olsada devam etti günler, aylar,
yıllar. Ağlayamadım bile. Gönlüm yaralı kalbim mahsun kaldı. Acımı kendime
bile itiraf edemedim. Bazı şeyleri kabullenemezsin ya... ama bazı şey
değildiki bu elim, ayağım,ekmeğim,suyum, gözüm kulağımdı o benim
babamdı. Yine sonbahar beni bırakıp gittiğin mevsim düştün aklıma.
gözümde nem boğazımda düğüm belki rüyama gelirsin diye seni
düşünüyorum babam....